Bizimle İletişime Geçin +90 552 402 13 28

Blog

KYOK İTİRAZ DİLEKÇESİ 2026

                        KAYSERİ NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

                                           GÖNDERİLMEK ÜZERE

                                 KAYSERİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

SORUŞTURMA NO : Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/44*** Soruşturma

KARAR NO : 2026/29***

 

İTİRAZ EDEN

MAĞDUR : ********************

 

MÜŞTEKİ : *******************

VEKİLİ : Av. Gizem Gül Uzun

 

ŞÜPHELİ : ***************

 

SUÇ : Basit Yaralama, Tehdit

 

SUÇ TARİHİ : 03/08/2026

 

KONU : Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/09/2026 tarih, 2026/44*** Soruşturma ve 2026/29*** Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına CMK m.173 uyarınca itirazlarımızın sunulması; kararın kaldırılarak soruşturmanın genişletilmesine ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasının sağlanmasına karar verilmesi talebidir.

 

AÇIKLAMALAR

 

1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar usul ve yasaya aykırıdır.

 

Müvekkil Umut ****** 03/08/2026 tarihinde Kayseri ili Talas ilçesi Kuruköprü Mahallesi'nde bisiklet sürdüğü sırada şüpheli Abdi *****'ın kendisine yönelik olarak bisiklete tekme attığını, bu nedenle bisikletten düşerek başını yere vurduğunu, şüphelinin kendisine küfür ettiğini ve olay sonrasında kaçmaya çalışırken kendisini takip ederek kovaladığını beyan etmiştir.

 

Müvekkilin olay tarihinde henüz 12 yaşında bir çocuk olduğu gözetildiğinde, olayın değerlendirilmesinde çocuğun yaşı, olayın gerçekleşme koşulları ve olaydan hemen sonra ortaya çıkan maddi ve manevi etkilerinin ayrıca araştırılması gerekmektedir.

 

Buna karşın soruşturma, mağdur çocuğun anlatımının doğruluğunu veya yanlışlığını ortaya koyabilecek objektif deliller yeterince araştırılmaksızın sonuçlandırılmıştır.

 

Soruşturmanın amacı yalnızca şüphelinin savunmasını doğrulayan delilleri toplamak değil, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla leh ve aleyhe tüm delillerin toplanmasıdır.

 

Nitekim CMK'nın 160. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez maddi gerçeği araştırmaya başlamak ve şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür. Yine CMK m.172 kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilmesi için kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi gerekir.

 

Somut olayda ise soruşturmanın henüz tamamlanmış olduğundan söz etmek mümkün değildir.

 

2. Mağdur çocuğun beyanı “soyut iddia” olarak nitelendirilemez.

 

Savcılık kararında;

 

“mağdurun soyut iddiası dışında şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği”

 

şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

 

Ancak bu değerlendirme soruşturma aşamasında aranması gereken delil standardıyla bağdaşmamaktadır.

 

Soruşturma aşamasında mahkûmiyet için gerekli olan kesin ve her türlü şüpheden uzak ispat aranmaz. Soruşturma sonunda kamu davası açılması bakımından aranması gereken ölçüt, kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin bulunup bulunmadığıdır.

 

Nitekim CMK m.172/1'de de açıkça “kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi” hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebileceği düzenlenmiştir.

 

Dolayısıyla savcılık makamınca kullanılan “her türlü şüpheden uzak” şeklindeki değerlendirme, esasen kovuşturma sonucunda mahkûmiyet bakımından uygulanabilecek ispat standardı ile soruşturma aşamasındaki yeterli şüphe standardının birbirine karıştırılması sonucunu doğurmaktadır.

 

CMK m.173 kapsamında itiraz merciinin görevi de bu noktada önem taşımaktadır. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olay ve delillerin gösterilmesi yeterlidir. Sulh Ceza Hâkimliği, gerekli görmesi hâlinde soruşturmanın genişletilmesini Cumhuriyet Başsavcılığından talep edebilir.

 

3. Şüphelinin savunması, olayın başlangıcına ilişkin olarak mağdur anlatımını tamamen çürütmemektedir.

 

Şüpheli savunmasında olay günü balkonda oturduğunu, bisiklet süren çocuklara yalnızca “sessiz olun” dediğini ve balkondan aşağıya inmediğini beyan etmiştir.

 

Bu savunma, olayın başlangıcında şüpheli ile mağdur ve diğer çocuklar arasında bir temas veya iletişim bulunduğunu ortaya koymaktadır.

 

Başka bir ifadeyle şüpheli, olayın geçtiği sırada çocukların bulunduğu yerde olmadığını değil, balkondan çocuklara müdahale ettiğini kabul etmektedir.

 

Bu hususun mağdurun anlatımıyla birlikte değerlendirilmesi ve olayın devamında şüphelinin balkondan aşağıya inip inmediğinin, mağdura yönelik fiziksel müdahalede bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

 

Şüphelinin “balkondan aşağıya inmediği” yönündeki savunmasının tek başına olayın gerçekleşmediğini kanıtlayan bir delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

 

4. Dosyada mevcut olduğu belirtilen tanık beyanının olayın tamamını görüp görmediği araştırılmamıştır.

 

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda;

 

“Dosya kapsamında ifade veren tanığın ise şüphelinin beyanlarını doğruladığı”

 

belirtilmiştir.

 

Ancak kararın bu kısmında tanığın;

 

olayın hangi bölümünü gördüğü,

olay sırasında nerede bulunduğu,

şüpheli ile mağdur arasındaki fiziksel teması görüp görmediği,

şüphelinin bisiklete tekme atıp atmadığını görüp görmediği,

mağdurun yere düşmesini görüp görmediği,

şüphelinin mağduru takip edip etmediğini görüp görmediği,

olay sonrasında mağdurun durumuna ilişkin herhangi bir gözleminin bulunup bulunmadığı

 

açıklanmamıştır.

 

Bir tanığın şüphelinin savunmasını doğrulaması ile olayın tamamını bizzat görerek mağdur anlatımını çürütecek nitelikte görgüye dayalı bilgi vermesi aynı şey değildir.

 

Bu nedenle tanığın olayın hangi kısmına ilişkin bilgi sahibi olduğu ayrıntılı şekilde ortaya konulmadan, beyanının mağdur anlatımını bertaraf eden kesin bir delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

 

Tanığın yeniden ve ayrıntılı şekilde dinlenmesi, olay anındaki konumu ile görüş alanının tespit edilmesi gerekmektedir.

 

5. Mağdur çocuğun başını yere vurduğu iddiası bakımından sağlık ve adli rapor kayıtları araştırılmalıdır.

 

Müvekkil Umut, şüphelinin bisikletine tekme atması sonucunda bisikletten düştüğünü ve başını yere vurduğunu açıkça ifade etmiştir.

 

Bu iddia, yalnızca sözlü bir anlatımdan ibaret olmayıp objektif tıbbi delillerle araştırılabilecek niteliktedir.

 

Bu nedenle;

 

olay günü ve sonrasında başvurulan sağlık kuruluşlarının tespiti,

acil servis kayıtlarının getirtilmesi,

varsa adli muayene ve doktor raporlarının dosyaya alınması,

baş bölgesine ilişkin muayene ve tedavi kayıtlarının incelenmesi,

varsa görüntüleme sonuçlarının araştırılması,

olay sonrasında herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurulup başvurulmadığının kolluk ve sağlık kayıtlarından tespit edilmesi

 

gerekmektedir.

 

Bu araştırmalar yapılmadan, mağdurun başını yere vurduğu yönündeki anlatımının yalnızca “soyut iddia” olarak değerlendirilmesi eksik soruşturma niteliğindedir.

 

6. Olay yerindeki kamera kayıtları araştırılmadan soruşturmanın sonuçlandırılması eksik incelemedir.

 

Olayın Talas ilçesi Kuruköprü Mahallesi'nde gerçekleştiği belirtilmektedir.

 

Olay yeri ve çevresinde;

 

belediyeye ait güvenlik kameraları,

işyerlerine ait güvenlik kameraları,

apartman/site kameraları,

MOBESE/KGYS sistemleri,

olay anında kayıt yapan başka kamera sistemleri

 

bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

 

Kayıtların bulunması hâlinde olay tarihi ve saat aralığı esas alınarak kayıtların celbi ve incelenmesi mümkündür.

 

Kamera kayıtlarının bulunup bulunmadığı dahi araştırılmadan, “olayı doğrulayacak başkaca bilgi, belge, kayıt gibi somut bir delilin bulunmadığı” sonucuna varılması yerinde değildir.

 

7. Olay sonrasında mağdur çocuğun anlattığı kişilerin tanık olarak dinlenmesi gerekmektedir.

 

Mağdurun olay sonrasında olayı ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına veya başka kişilere anlatmış olması mümkündür.

 

Bu kişiler olayın doğrudan tanığı olmasalar dahi, olayın hemen sonrasındaki mağdurun hâli, korkusu, ağlaması, başındaki veya vücudundaki yaralanma/acı şikâyetleri ve olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin ilk anlatımı bakımından delil niteliğinde olabilir.

 

Bu nedenle mağdur çocuğun olaydan hemen sonra görüştüğü ve olayı anlattığı kişilerin tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi gerekmektedir.

 

8. Çocuk mağdurun beyanı, yaşına ve olayın niteliğine uygun şekilde değerlendirilmelidir.

 

Müvekkil olay tarihinde 12 yaşındadır.

 

Çocuk mağdurun bir yetişkin tarafından fiziksel saldırıya uğradığını ve kovalandığını iddia ettiği bir olayda, soruşturmanın yalnızca yetişkin şüphelinin savunması ile mağdur çocuğun beyanının karşılaştırılmasından ibaret tutulması yeterli değildir.

 

Çocuğun beyanının;

 

olayın başlangıcı,

şüphelinin davranışı,

fiziksel temas,

yere düşme,

başını yere vurma,

küfür,

kovalamaca

 

şeklindeki unsurları bakımından kendi içerisinde tutarlı olup olmadığı değerlendirilmelidir.

 

Ayrıca çocuk mağdurun beyanının olaydan hemen sonra kimlere aktarıldığı, olay sonrasında fiziksel veya psikolojik durumunda değişiklik olup olmadığı da araştırılmalıdır.

 

9. Tehdit ve hakaret içerikli eylemler yönünden de soruşturma yeterince yürütülmemiştir.

 

Şikâyet konusu olay yalnızca bisiklete tekme atılması ve yaralama iddiasından ibaret değildir.

 

Mağdur, şüphelinin kendisine küfür ettiğini ve kaçmaya çalıştığı sırada kendisini kovaladığını da ifade etmiştir.

 

Dolayısıyla olayın bütünlüğü içerisinde şüphelinin mağdura yönelik sözleri, davranışları ve kovalamaca eylemi ayrıca araştırılmalıdır.

 

Özellikle olay sırasında bölgede bulunan diğer çocukların ve kişilerin tespit edilmesi, mağdurun anlatımının desteklenip desteklenmediğinin belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

 

10. Soruşturma aşamasında “kesin delil” aranması, soruşturma makamının görev alanını daraltmaktadır.

 

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın en önemli hukuka aykırılık noktalarından biri, soruşturma aşamasında mahkûmiyet için gerekli kesinlik derecesine yakın bir delil standardının aranmış olmasıdır.

 

CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması için gerekli araştırmaları yapmakla yükümlüdür. CMK m.172 ise KYOK için “yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi” ölçütünü öngörmektedir.

 

Yargıtay uygulamasında da KYOK kararları bakımından soruşturmanın etkin yürütülmesi ve kamu davası açılması bakımından yeterli şüphe bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

 

Somut olayda ise henüz araştırılması gereken çok sayıda delil bulunmaktadır.

 

Bu nedenle mevcut soruşturma dosyasındaki delillerin “yetersiz” olduğu sonucuna ulaşılmasından önce, eksik araştırmanın tamamlanması gerekmektedir.

 

11. Soruşturmanın genişletilmesi gerekmektedir.

 

CMK m.173 kapsamında Sulh Ceza Hâkimliği, kararını verebilmek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir.

 

Somut olay bakımından özellikle aşağıdaki araştırmaların yapılması gerekmektedir:

 

Olay yerindeki kamera kayıtlarının araştırılması ve varsa kayıtların celbi,

Olay günü mağdurun başvurduğu sağlık kuruluşlarının tespiti,

Acil servis, doktor, adli muayene ve varsa görüntüleme kayıtlarının dosyaya alınması,

Dosyada mevcut tanığın olayın hangi kısmını bizzat gördüğünün ayrıntılı şekilde tespit edilmesi,

Tanığın olay anındaki konumunun ve görüş alanının araştırılması,

Olay sırasında bölgede bulunan diğer kişilerin ve çocukların tespit edilmesi,

Mağdurun olaydan hemen sonra görüştüğü kişilerin tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi,

Şüphelinin olay günü balkonda bulunduğu yer ile olayın gerçekleştiği yer arasındaki mesafenin ve görüş imkânının araştırılması,

Şüphelinin balkondan aşağıya inip inmediği hususunda çevrede bulunan kişilerin dinlenmesi,

Mağdurun olay sonrasında üzerinde veya bisikletinde oluşan hasar bulunup bulunmadığının araştırılması,

Varsa olay sonrasına ilişkin fotoğraf, video veya mesaj kayıtlarının dosyaya alınması,

Mağdur çocuğun beyanının yaşına ve olayın özelliklerine uygun usulle yeniden değerlendirilmesi.

 

HUKUKİ NEDENLER

 

5271 sayılı CMK m.160, 161, 170, 172, 173 ve ilgili sair mevzuat; 5237 sayılı TCK ve ilgili diğer mevzuat.

 

DELİLLER

 

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/44*** soruşturma sayılı dosyası, 14/09/2026 tarihli 2026/29*** sayılı KYOK kararı, mağdur beyanı, müşteki beyanı, şüpheli savunması, tanık beyanı, sağlık ve adli rapor kayıtları, kamera kayıtları, kolluk araştırması, tanık anlatımları, varsa fotoğraf/video kayıtları ve her türlü yasal delil.

 

SONUÇ VE İSTEM

 

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

 

1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/09/2026 tarih, 2026/44*** Soruşturma ve 2026/29*** Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itirazımızın KABULÜNE,

 

2. Soruşturmanın eksik araştırma ile sonuçlandırılmış olması nedeniyle CMK m.173 kapsamında soruşturmanın genişletilmesine,

 

3. Özellikle yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen kamera kayıtlarının, sağlık/adli raporların, tanıkların ve olay sonrasına ilişkin delillerin araştırılmasına,

 

4. Mevcut tanığın olayın hangi kısmına bizzat tanıklık ettiğinin ve görgüye dayalı bilgisinin ayrıntılı olarak tespit edilmesine,

 

5. Mağdur çocuğun beyanının yaşına ve olayın niteliğine uygun şekilde yeniden değerlendirilmesine,

 

6. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunduğunun kabulü ile KYOK kararının kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılması için gerekli işlemlerin yapılmasına,

 

karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.28.09.2026

 

 

İtiraz Edenler Vekili

Av. Gizem Gül Uzun

 

İletişime Geçin

Telefon

+90 552 402 13 28