Bizimle İletişime Geçin +90 552 402 13 28

Blog

YARGILAMANIN YENİLENMESİ BAŞVURU DİLEKÇESİ 2026

                                    KAYSERİ 8.ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

 

 

DOSYA NO : 2017/*** E.

 

SANIK : ********

 

MÜDAFİİ : Av. Gizem Gül Uzun

 

KONU : Yargılamanın yenilenmesi başvurumuz hk.

 

AÇIKLAMALAR :

 

Yargılamanın İadesi Sebepleri

HMK Madde 375

(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:

 

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.

 

b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.

 

c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.

 

ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.

 

d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.

 

e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.

 

f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.

 

g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.

 

ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.

 

h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.

 

ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.

 

i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.

 

(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.

 

MÜVEKKİL, GEREKÇELİ KARARI TEBLİĞ ALMAMIŞTIR. MÜVEKKİL, İSTİNAF BAŞVURUSU YAPAMADAN DOSYA KESİNLEŞMİŞTİR. AYRICA MAHKEME, KANUNA UYGUN OLARAK TEŞEKKÜL ETMEMİŞTİR.

 

AÇIKLAMALAR

 

Müvekkil hakkında TCK 125/1, 106/2-a, 43/2, 53 ve 54 maddeleri kapsamında hakaret ve silahla tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır. Ancak dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, isnat edilen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı açıkça görülmektedir.

 

I. OLAYIN GERÇEK MAHİYETİ

 

Olay, müştekiler ile müvekkilin annesi arasında apartman önünde yaşanan sözlü tartışma sonrası gelişmiştir. Müvekkil olay anında doğrudan tartışmanın tarafı değildir. Sonradan annesinden duyduğu bilgiler üzerine müştekilerin kapısına gitmiş, taraflar arasında karşılıklı sözlü münakaşa yaşanmıştır.

 

Olayın tamamı ani gelişen, öfkeye dayalı, kontrolsüz bir tartışma niteliğindedir. Önceden planlanmış, tasarlanmış veya icraya başlanmış bir saldırı söz konusu değildir.

 

II. SİLAHLA TEHDİT SUÇUNUN UNSURLARI OLUŞMAMIŞTIR (TCK 106/2-a)

 

Silahla tehdit suçunun oluşabilmesi için;

 

Mağdurun hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik ciddi bir zarar tehdidi bulunmalı,

 

Tehdit mağdur üzerinde objektif olarak korku yaratmaya elverişli olmalı,

 

Eylem ciddi ve gerçekleşebilir nitelikte olmalıdır.

 

Somut olayda:

 

Müvekkil kapı kapalı iken dışarıda söz söylemiştir.

 

Müştekiler kapıyı açmamış, fiili bir saldırı gerçekleşmemiştir.

 

Tüfek kullanılarak ateş edilmemiş, doğrultma veya fiili saldırı eylemi olmamıştır.

 

Olay tamamen sözlü tartışma boyutunda kalmıştır.

 

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, ani öfke ile söylenen sözler, ciddi ve icraya elverişli bir saldırı iradesi içermiyorsa tehdit suçu oluşmaz.

 

Müvekkilin amacı korkutmak ya da zarar vermek değil, tartışmaya tepki göstermektir. Fiil, suçun manevi unsurunu karşılamamaktadır.

 

III. HAKARET SUÇU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME (TCK 125/1)

 

Hakaret suçunun oluşabilmesi için;

 

Somut, onur ve saygınlığı rencide edici bir fiil isnadı veya sövme olmalı,

 

Sözler mağdurun şeref ve haysiyetini hedef almalıdır.

 

Olay karşılıklı tartışma ortamında gerçekleşmiştir. Dosya kapsamındaki tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere karşılıklı söz düellosu yaşanmıştır.

 

Yargıtay uygulamasında karşılıklı hakaret halinde ceza verilmemesi veya indirim yapılması mümkündür (TCK 129).

 

Bu nedenle:

 

Tahrik hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

 

Karşılıklı hakaret söz konusu olduğundan cezada indirim ya da ceza verilmemesi gündeme gelmelidir.

 

IV. ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİ (TCK 43/2) UYGULANAMAZ

 

Olay tek bir zaman diliminde, tek bir öfke patlaması şeklinde meydana gelmiştir. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrı ayrı suç işleme kararı ve farklı zamanlarda gerçekleşme şartı aranır. Somut olayda bu koşullar bulunmamaktadır.

 

V. MÜSADERE TALEBİNE İTİRAZIMIZ (TCK 54)

 

Suçta kullanıldığı iddia edilen av tüfeği ruhsatlıdır.

 

Ateş edilmemiştir.

 

Zarar verilmemiştir.

 

Suçun icrasında fiilen kullanılmamıştır.

 

Bu nedenle mülkiyet hakkını ağır şekilde ihlal eden müsadere kararı verilmesi ölçülülük ilkesine aykırıdır.

 

VI. TAHRİK HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI GEREKİR (TCK 29)

 

Olay, müvekkilin annesi ile müştekiler arasında yaşanan tartışmanın etkisiyle gelişmiştir. Müvekkil, annesine yönelik davranışlardan etkilenerek ani öfke haliyle hareket etmiştir.

 

Haksız tahrik indiriminin uygulanması zorunludur.

 

VII. LEHE HÜKÜMLER

 

Mahkemeniz aksi kanaatte olsa dahi;

 

Müvekkilin sabıkasız oluşu,

 

Olayın ani gelişmesi,

 

Fiili bir saldırının gerçekleşmemesi,

 

Zarara yol açılmamış olması

 

gözetilerek;

 

TCK 62 takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını,

 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını (HAGB),

 

Cezanın ertelenmesini

 

talep ederiz.

 

 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarda açıkladığımız nedenlerle,  kesinleşen kararın infaz edilmesi halinde müvekkilimin mağdur olacağı nedeniyle infazın durdurulmasına, Yargılamanın Yenilenmesi sebeplerinin kabul edilerek yeniden yargılama yapılmasına, mahkumiyet kararının kaldırılarak müvekkilin beraatine, hükmün iptaline ilişkin kararın Resmi Gazetede yayımlanmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. 2.03.2026

 

 

 

 

 

                                                                                  AV.GİZEM GÜL UZUN

 

 

 

İletişime Geçin

Telefon

+90 552 402 13 28